Netflix
KÜLTÜR/SANAT

Beklediğimize Değdi Mi?: Ragnarok 2. Sezon İncelemesi

İskandinav mitolojisinden esinlenerek oluşturulan Norveç yapımı gençlik dizisi Ragnarok'un ilk sezonu geçtiğimiz kış yayınlanmıştı. Pandemi dönemi dizi ve film çekimlerinin gecikmesine neden olunca ne yazık ki dizinin yeni sezonunun gelmesi için bir yıldan uzun bir sürenin geçmesi gerekti. Bu uzun bekleyişin ardından neyse ki 2. sezon geçtiğimiz hafta yayına girdi ve sonunda merakımızı gidermiş olduk. Peki, yayınlanan 6 bölüm bir yıllık uzun bekleyişe değdi mi? Gelin Ragnarok'un ikinci sezonunu hep birlikte inceleyelim.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :31 May 2021
Süre :2 Bardak

Norveç'in Edda isimli kasabasında geçen dizide İskandinav mitolojisinde yer alan Devler ve Tanrılar'ın arasındaki çekişmenin günümüze modernize edilmiş halini izliyoruz. Bölüm sayısının az olması ilk yayınlandığı dönemlerde mini dizilerden hoşlanan insanların bu yapıma bir şans vermesine neden olmuştu. Ayrıca Norveç'in doğal güzelliklerine yer vermesi, izleyiciye de hoş bir görsel şölen sunmuştu diyebiliriz. Ancak ne var ki dizinin ikinci sezonu o kadar uzun bir aradan sonra geldi ki izleyici neredeyse ilk sezonda yaşanan çoğu olayı unuttu. Dizinin başlangıç sezonu olmasından dolayı ilk 6 bölümde izlediğimiz olaylar oldukça ağır bir biçimde aktarılmıştı. Bu sezonda Magne'nin kendini yavaş yavaş bulmasını izlemiş, Jutul ailesinin hem Dev hem de Edda kasabasının önde gelen isimlerinden olduğuna tanık olmuştuk. Özellikle son bölümün son sahnesi çok kilit bir noktada bitmiş, bu durum ikinci sezon için sabırsızlanmamıza yol açmıştı.

Magne ve Laurits
Magne ve Vidar'ın arasında geçen savaşın tam olarak nasıl sonuçlandığını anlayamadığımız bir biçimde biten son bölümün ardından ikinci sezonda savaşın son bulmadığını, aksine henüz yeni başladığını görüyoruz. Bu sezonda en dikkat çeken ismin şüphesiz, Magne'nin kardeşi Laurits olduğunu söylemek mümkün. Laurits'in Vidar'ın oğlu olduğunu öğrenmesiyle zaten karışık olan işler daha da çıkmaza giriyor. Fjor'un Devler'in benimsediği sisteme karşı gelerek evi terketmesi, Vidar'ın bir halef olarak Laurits'i atamak istemesine neden oluyor. Ancak bu o kadar da kolay olmayacaktır. Çünkü Laurits hem bir Tanrı olan Magne'nin kardeşi hem de bir Dev olan Vidar'ın oğlu. Bu yüzden melez bir karakter. Babasının onu yanına çekmek için birtakım gerçekleri ona göstermesiyle birlikte Laurits, evrenin kendisi için biçtiği rolü benimsemeye başlıyor. Cinsel kimliği konusunda da çoğu kez net bir çıkarım yapamayan Laurits, kendisinin kötülük ve kurnazlık tanrısı olarak bilinin Loki olup olmadığına dair birtakım şüphelere düşüyor. Peki iki kimliğin arasında sıkışıp kalması onun eninde sonunda bir taraf seçmesine mi yoksa sürekli olarak gitgeller yaşamasına mı neden olacak? Bu konuda daha fazla detaya girmeyip yorumu izleyecek olanlara bırakıyoruz.

Netflix
İlk sezonda genel olarak odaklandığımız konu Magne'nin kendini bulmaya çalışmasıydı. Jutul ailesinin Dev olduğu ve neye hizmet ettiği zaten çok açıktı. İkinci sezonda ise Magne'nin Thor olarak modern dünyada yer aldığını net bir şekilde anlıyoruz. Hatta oldukça meşhur olan Thor'un çekici ve bunun Magne'ye ulaşması da yine bu sezonda karşımıza çıkan konulardan biri. Bu sezon dikkat çeken ve açıklığa kavuşan bir diğer konu ise Devler ve Tanrılar arasında çıkacak savaşın kesinlikle kaçınılmaz olduğu. Devler'in tarafı daha en başından belliydi ancak Magne'nin yol arkadaşları yani Tanrılar hiçbir şekilde meydana çıkmamıştı. Yeni sezonda Magne'nin yanında savaşacak kişiler de bir bir toplanmaya başlıyor ve savaş planları üzerinde beraberce çalışılıyor. Dolayısıyla bu sezonda özel güçleri olan pek çok insan da kadroya dahil oluyor. Yeni isimlerden en dikkat çeken ise Odin. Çünkü Tanrılar'ın çalışma prensibini ve strateji planlamalarının beynini o oluşturuyor. 

Saxa ve Fjor
İlk sezonda Devler'den Saxa ve Fjor'un nasıl karakterler olduklarını az çok anlamıştık. Ancak ikinci sezon birinciye oranla onlar için de oldukça farklı şekilde ilerliyor. Özellikle Fjor merkezinde yaşanan olaylar izleyicilerin "hadi canım" demesine neden olacak cinsten. Ayrıca bu sezon çok kilit bir karakterin öldüğünü ve hikayenin adeta başka bir boyuta doğru ilerlediğini de fazla spoi vermeden belirtelim. Son olarak komple değerlendirdiğimizde ikinci sezonun, ilkine nazaran çok daha sürükleyici olduğunu, konuların hem biraz daha bağlanmaya başladığını hem de izleyiciye seyir zevki verdiğini söylemeliyiz. Ayrıca son bölümün son sahnesine baktığımızda kafalardaki soru işaretlerinin tam olarak giderilmediğini görüyoruz. Bu durum da izleyiciye 3. bir sezonun da geleceğini en azından gelmesi gerektiğini düşündürüyor. Ancak umuyoruz ki bir sonraki sezon için de yine bu kadar uzun bir süre beklemek zorunda kalmayız. 
Yukarı Kaydır