Bağlanma Korkusu mu Yoksa Yanlış İlişki mi?
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Bağlanma Korkusu mu Yoksa Yanlış İlişki mi?

Ciddi ve uzun süreli olarak adlandırdığımız ilişkiler, bazılarımız için ne kadar rahatlatıcı bir fikirse bazılarımız içinse tam tersine fazlaca ürkütücü olabiliyor. Yürütemediğimiz ve bir şekilde sona ermiş olan bir ilişkinin ardından suçu “bağlanma problemine” atabilir ve kendimizi haklı ya da partnerimizi suçlu çıkarmaya çalışabiliriz. Ancak sorunun kaynağı her zaman bağlanma problemi olmayacağı gibi zaman zaman kurduğumuz yanlış ilişkiler de bizleri bu düşünceye itiyor olabilir. Peki, farkı nasıl anlayacağız?

Editör :Deniz Koç
Yayın Tarihi :11 Oca 2022
Süre :1.5 Bardak

Tüm ilişkiler zaman zaman bunaltıcıdır. Bu durum her ne kadar siniz bozucu olsa da hepimizin hayatımızı paylaştığımız kişiden sıkıldığı günler, haftalar veya belki de aylar vardır. Ancak burada önemli olan bu sürecin ne kadar sürdüğüdür de denebilir. Rastgele birileriyle çıkmak istemek, her zaman için bağlanma korkunuz olduğu anlamına gelmez. Örneğin, diyelim ki yeni bir şehre taşındıysanız ve arkadaş edinmeye, bölgeyi tanımaya odaklanmak istiyorsunuz. O halde aradığınız ilk şeyin tanıştığınız kişiyle işleri ilerletip ciddi bir ilişkiye başlamak olmaması oldukça muhtemeldir. Ancak herhangi biriyle birkaç sefer dışarıda yemek yemek ya da beraber birkaç aktiviteye katılmaktan daha fazlasını gerçekleştirmek hiçbir zaman aklınıza gelmediyse, belki de ilişkilere bakış açınızı gözden geçirmeye başlayabilirsiniz. 

Gelelim yaşadığımız ilişkilerde zihnimizi kurcalayan konulara. Başta da dediğimiz gibi her ilişkide zaman zaman problemler yaşanır. Hatta bazen esas canımızı sıkan şeyler aslında ilişkimizden bağımsız konular olsa da moral bozukluğumuz bizi ilişkimiz üzerine düşünmeye ve sorunu direkt olarak ilişkimizde aramaya itebilir. Bunun sonucunda da partnerimizle daha sık tartışmaya ve birbirimize uymadığımızı gösteren sinyalleri daha çok aramaya ya da fark etmeye başlayabiliriz. 

Yaşadığımız ilişkiyi zihnimizdeki o kusursuz ilişkiden uzaklaştıran her adım da bize kendimizin ya da partnerimizin bu ilişkiye uygun olmadığını, hatta bağlanmakla ilgili bazı sorunlarımızın olduğunu gösterebilir. Bu noktada önem kazanan şey belki de ilişkimizi nasıl tanımladığımız ya da onun bize neler hissettirdiği olabilir. Geçirdiğimiz zorlu süreçlerde ilişkimizi yorucu bir şey olarak tanımlıyor, hatta partnerimizden de öfkeyle bahsediyor olabiliriz. Peki, ya bariz sorunların yaşanmadığı dönemlerde? Ara sıra ilişkimizden şüphe duymak ne kadar normalse sürekli olarak zihnimizi kurcalaması ve bizi mutsuz eden bir şey olarak tanımlanması da o kadar büyük bir sorun olabilir. Tabii bu durum da direkt olarak ilişkide bağlanma problemleri ile karşı karşıya olduğunuz anlamına gelmez. Öncelikle düşünmeniz gereken şey, sürekli olarak olumsuz duygular beslediğiniz bu ilişkinin aslında size uygun olup olmadığıdır. Belki de uzunca bir süredir yanlış bir ilişkiyi devam ettirmeye çalışıyorsunuzdur, ne dersiniz?

Öte yandan bağlanma problemi ile karşı karşıya olduğunuzu gösteren bazı sinyaller de vardır. Örneğin, birlikte olduğunuz kişiyle kendiniz hakkındaki pek çok bilgiyi paylaşmaktan çekiniyor veya kendiniz hakkında konuşmaktan rahatsızlık duyuyorsanız belki de bu problemle karşı karşıya olabilirsiniz. Sizi önemseyen ve aslında sizin de önemsediğiniz insanlara açılmak, onlarla kendiniz hakkında konuşmak kesinlikle uzak durduğunuz ve korktuğunuz bir şeyse bu durum kaygılarınızdan kaynaklanıyor olabilir. En nihayetinde partnerinize karşı savunmasız ve açık olmak bir ilişkinin içinde olmanın en büyük parçası olduğundan bunu yapamıyor olmanız bir tür işaret olabilir.

Bağlanma korkusunun ana kaynağı pek çok psikolojik sorun gibi çocukluğumuzda yaşadığımız şeylere, aile ve yakınlarımızla kurduğumuz iletişime ve yetiştirilme şekillerimize bağlı olduğundan eğer gerçek bir çözüm arıyorsak psikolojik destek almamızda yarar var. İlişkilerinizi gözden geçirmeyi, bu tarz korkulara sahip olup olmadığınızı düşünmeyi de deneyebilirsiniz. Aynı şekilde bu konuda yakınlarınızdan fikir almak da yardımcı olabilir. Böylelikle, aslında gidişatından çok mutlu olduğunuz ve sevdiğiniz bir partnere sahip olduğunuz ilişkinizin bir anda sona ermesinin ya da memnun olmadığınız bir ilişkinin devam etmesinin de önüne geçebilirsiniz.

Yukarı Kaydır